Teknolojinin Egemenliği

DiEM25, insani gelişmeyi teknolojik değişimin merkezine koyarak siyasi, sosyal ve teknolojik ilerlemeyle birleştirilmesi halinde Avrupa’nın bir umut ışığı haline gelebileceğine inanmaktadır. Bunun küresel ölçekte de dönüştürücü bir etkisi olabilecektir.



#diem25 #TechSovereignty


Teknolojik Egemenlik

Teknoloji tekelleri, ne gördüğümüzü, kimden duyduğumuzu veya nasıl düşündüğümüzü şekillendirmek için herhangi bir demokratik hesap verebilirlik kaygıları olmadan bugüne kadar muazzam güçlere ulaştılar. Toplumsal yaşam içinde kendi başına merkezi bir güç biçimi haline gelen teknolojinin hakimiyetinin de aynı toplumun vatandaşlarına ait olması gereklidir.

Teknoloji yaklaşımımız, toplumun Teknolojik Hakimiyetine ulaşabilmesi için iddialı bir planı desteklemektedir: Teknolojiler ve yenilikler hakkında vatandaşların ve demokratik kurumların, kendi belirlediği seçimleri yapma hakkı ve kapasitelerinin desteklenmesi.

Dijital Uluslar Birliği

Avrupa’da bir Dijital Uluslar Topluluğunun kurulması, teknolojik platform tekellerinin gücüne şu yollarla karşı koyacaktır:

  • İzinsiz bilgi toplanmasının önüne geçmek için Kişisel Bilgilerin Korunması (GDPR) ve elektronik ortamda mahremiyetle ilgili düzenlemelerin sıkılaştırılması.
  • Platformlar arası birlikte çalışabilirlik zorunluluğunun ve Verilerin Taşınabilirliği uygulamalarının güçlendirilmesi;
  • Daha katı anti-tekel yasalarının oluşturulması ve uygulanması; ve
  • Ortak temsiliyet için Bilgi Birlikleri kavramının tanıtılması.

İlgili altyapı şu şekilde yaratılacaktır:

  • Çoğu zaman yanlışlıkla “yapay zeka” olarak da betimlenen “algoritmik olarak otomatikleştirilmiş” karar verme mekanizmalarının geliştirilmesi ve demokratikleştirilmesi;
  • Kamusal bilgi ortaklıkları kurularak bilginin ticarileşmesinin önüne geçilmesi;
  • Vatandaşların dijital haklarını belirleyen bir çerçevenin oluşturulması; ve
  • Platform kooperatifleri gibi alternatif iş modellerinin desteklenerek ekonomik yapıların demokratikleştirilmesi.

Yeniliğin Demokratikleştirilmesi

Teknokratların, firmaların ve teknoloji tekellerinin geri döndürülemeyecek bir şekilde teknolojiye ilişkin hemen tüm kararları almalarına izin verilmemelidir. Avrupa bunu yapabilir ve daha iyisini de yapmak zorundadır.

DiEM25 tarafından öne sürülen politikalar katılımcı bir teknoloji yönetişimi ve yeni kurumların oluşturulmasını önermektedir. Bu politikalar, 21.YY’da teknolojik yurttaşlığın geliştirilmesi hedefinde ortaklıkların artırılması, kendi kendine organize olabilme kapasitesinin arttırılması ile yurttaşlar ve demokratik kurumların elindeki karşı-güç mekanizmalarının geliştirilmesi üzerinden sağlayacaktır.

Teknoloji yaklaşımımızda, yeniliğin demokratikleşmesinden hedeflenen, bilginin mümkün olduğunca toplumun tüm kesimlerine yayılmasının sağlanmasıdır. Tersine çevrilmesi gereken en önemli eğilim, inovasyonun maliyetinin daha çok topluma yansıtılırken getirilerinden özel sektörün daha çok pay almasıdır.

Politika belgemizi okuyun